Bahçeli’nin geçmişiyle ilgili bilgileri, Kemerhisar için olduğu gibi, o bölgenin geçmişi konusundaki yazılı kaynaklardan edinebiliriz.
Eldeki yazılı kaynaklara göre, geçmişin en eski ve en önemli kentlerinden birisi sayılabilecek “Tyana”nın yerinde, yönetim olarak ayrı gözükseler de, gerçekte, her açıdan olduğu gibi, tarihsel açıdan da, bir bütün oluşturan, birbirinden kesinlikle ayrılamayacak, bütün özellikleri ortaya konmuş olmamakla birlikte, aynı değerde iki yer var. Bunlardan birisi Kemerhisar, öbürü ise Bahçeli’dir.
“Bahçeli’yi “Tyana’nın küçük oğlu”, “Kemerhisar”ı da “Tyana’nın büyük oğlu” olarak tanımladım sürekli olarak. Ancak bu büyüklük, yalnızca, kapladığı alan ve nüfusu dolayısıylaydı. Bilindiği gibi, alan büyüklüğü ve nüfus gerçek büyüklüğü göstermez, “Akıl yaşta değil baştadır!” sözünde olduğu gibi. Kişinin ve yerlerin
büyüklüğünü ortaya koyacak, gösterecek pek çok etken vardır. Ülke, kasaba, kişi küçücük olabilir ama büyük işler başarabilir. Her büyük küçükten olur. Yeryüzünde gelip geçmiş en büyük imparatorluklar bile küçücük yerlerde,becerikli kişilerin emeğiyle, uğraşlarıyla ortaya çıkmıştır.
Tyana’nın, şu sırada, bilinen, yazılı kaynaklara dayalı geçmişi, M.Ö. 1700 yıllarına uzanıyor. O zaman bile buralarda yaptığı büyük bir savaştan sonra Hitit birliğini kuran kralın oğlunu Tyana’ya vali olarak göndermesi, Tyana kentinin Hititler’den önce de varolduğunu ve büyüklüğünü kanıtlamaya yeter.
Bahçeli “Köşk Höyük”te yapılan kazılardan elde edilen bilimsel sonuçlar burasının M.Ö. 5600 yıllarında da, Konya’daki Çatalhöyük kadar önemli, bir yerleşim yerleşim yeri olduğunu ortaya koymuştur. Bunlardan da “eski Tyana kentinin şimdi yerinde bulunan Kemerhisar ile Bahçeli kasabalarının en azından 7.500 yıllık bir geçmişi olduğu” sonucu çıkarılabilir kuşkusuz.
Bu geçmişle ilgili olarak bugüne dek yazılı kaynaklardan, kazılardan elde edilen bilimsel veriler, övünç kaynağı olmakla birlikte, bilinmesi, ortaya çıkarılması gerekli, belki daha çok yıllar isteyecek, bilgilerin, denizde damla ölçüsünde demesek de, gerçekte, çok küçük, küçücük bir bölümünü oluşturmaktadır.
M.Ö. 740-750 yıllarına doğru küçük bir Hitit krallığının, M.S. 371’de Küçük Kapadokya’nın başkenti bile olmuş, Roma-Bizans döneminin en önemli kentlerinden birisi, Büyük İskender’den başka, Roma, Bizans imparatorlarının da sık sık uğrak verdiği yerlerden birisi, geçmişin en önemli kişilerinden biri sayılan, Roma İmparatorluğu’nu, ilkin bu yörelerde de yayılmaya başlamış hıristiyanlığı, sonra müslümanlığı etkilemiş, Romalılarca birkaç yüzyıl İsa’ya karşı çıkarılmış, ondan bile üstün tutulmuş,Tyanalı Apollon’un yurdu, Tyana konusunda, şimdiye dek yazılanlara ve toprak üstündeki kalıntıların incelenmesine dayalı, derli toplu bir yapıt, o da yabancıların emeği ve araştırmasıyla, ancak 2000 yılında ortaya konabilmiştir. Dolayısıyla Tyana’nın, ve ona bağlı olarak, Kemerhisar ile Bahçeli’nin, gerçekten çok önemli, ilginç, araştırılmaya değer, geçmişini bütün yönleriyle ortaya koyup bundan yalnızca övünç nedeni olarak değil, yöreye ilgi, turist çekme, iş alanı yaratma açısından da yararlanmak isteyen aydınlara pek çok iş, çalışma düşmektedir. Böyle bir etkinlik de, kağıt üstünde, sözle, birkaç kişiyle, olmaz, benim kendi ölçülerim, olanaklarım sınırları içinde, hiçbir çıkar düşünmeden, hiçbir karşılık beklemeden yaptığım gibi, pek çok aydın tarafından, bilimsel yöntemlerle yapılacak araştırmalarla, incelemelerle gerçekleşir.
Bir yanıt yazın